Ana Sayfa   İletişim   Site Haritası  Doktorunuza Sorun? | Uye Girisi

Sayın Ziyaretçi İnternet Sitemize Hoşgeldiniz

 

HİZMETLERİMİZ
 

Kadın Sağlığı
Gebelik (Obstetri) ve Doğum

İnfertilite (Kısırlık)
Tüp Bebek
Menopoz ve Osteoporoz
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

 


 

 

GEBELİK VE DOĞUM >

GEBELİĞİN ÜÇÜNCÜ TRİMESTR DÖNEMİ

Gebeliğin son üç ayına girdiniz. Yalnız değilsiniz, Mutfakta, banyoda, yatakta, sokakta hep sizinle. Hıçkırıklarıyla, tekmeleriyle hep “ben buradayım” diye anımsatacak. “o”nu hissettikçe, vücudunuzun “o”nu taşıyabilmek için genişlediğini, daha önceleri yaşamadığınız ağrı, acı ve streslerin “o”nun için olduğunu, 3 ay sonra bunların yok olacağını, her şeyin düzeleceğini düşündükçe, tüm sıkıntılarınız ortadan kalkacaktır.
Son üç ayda bebeğin kilosu üç kat, boyu iki kat büyüyecektir. Beslenmeye, yürümeye ve gebelik jimnastiğine özen göstermelisiniz.
Gebeliğin son üç ayında, beslenme özel bir önem verilmelidir. Kemik yapımının arttığı, büyüyüp geliştiği dönem olduğundan kalsiyum gereksiniminin en fazla olduğu dönemdir. Bebekler kalsiyum gereksinimini tamamen anneden sağlar. Bir gebenin günlük kalsiyum gereksinimi 1200 ila 1300 mg’dır. Kalsiyum en çok süt ve süt ürünlerindedir. Bir bardak süt yada bir bardak yoğurt 300 mg kalsiyum içerdiğine göre günde en az 3–4 bardak süt ya da peynir, yoğurt sütten yapılmış yiyecekler almalı.

28. gebelik haftası rahminiz göbekten yaklaşık 4 parmak yukardadır. Bu döneme kadar ortalama 7–9 kilo almak normaldir. Bebeğiniz yaklaşık olarak 1000 gramdır. 700 ila 1450 gram arasında ölçümler normaldir. Akciğer gelişimi devam etmektedir
Bu haftadan itibaren doktor ziyaretlerini 3 haftada bir yapılmasını öneren görüşlere karşın sağlıklı giden gebeliklerde aylık izlem devam edebilir. Ancak yüksek riskli gebelerin 2–3 hafta ara ile doktor kontrolü gerekebilir. 36.-38.haftadan sonra haftalık doktor kontrolleri gerekecektir.
Gebeliğin başından itibaren Tansiyonunuz ve kilonuz özenle izlenmelidir. Çünkü gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen preeklampsinin erken bulgusu tansiyon yükselmesidir. Preeklampsi bebek ve anne açısından oldukça riskli bir gebelik komplikasyonudur.
Bu dönemde bacak krampları, hemoroitler, bacakta varisleri, cilt kuruluğu, bel ve sırt ağrıları, çarpıntı ve hazımsızlık yakınmaları belirginleşebilir.

Gebelikte Hemoroit tehlikelimidir?

Basur dediğimiz hemoroit, makat (anüs) bölgesinde gebeliğin büyümesi ile oluşan baskı onucu genişlemiş damarlardır. Dışta olduğu gibi içte de olabilir. Hemoroit acı verebilir, bazen kanayabilir. Hemoroit olan kısımlar ılık su tutulur ya da oturma banyosu yapılabilir. Soğutulmuş pamuk ile kompreste yapılabilir. Rahatlama olmaz ise doktora başvurmak gerekir. Doğumdan sonra baskı azalacağı için, yok olma olasılığı yüksektir..

Gebeliğin sekizinci ayı (29-32. gebelik haftaları)

Gebeliğin her ayında, ya da her doktor kontrolünde Tansiyon ve kilo ölçümü yapılmalıdır. Kayıtlara ya da çizelgeye işlenmelidir. Bir önceki ve gebeliğin başlangıcındaki değerler ile karşılaştırılmalıdır. Kilo, tansiyon değişimleri, bebek hareketleri ile beslenme konuşulmalıdır.

Bebekler sesimizi duyar mı?

29. gebelik haftasına doğru zaman zaman gebelikten sıkılmalar yaşanabilir. Daima gebe kalacakmışsınız gibi hissediyor olabilirsiniz. Gebelikle ilgili yakınmalar bu dönemde artabilir. Cildinizde kuruma olması çok normaldir. Nefes darlığı, hemoroitler, bacak krampları, mide ekşimesi ve hazımsızlık da bu dönemde sıkça karşılaşılan sorunlardır. Ayrıca karnınızda taşıdığınız yükün artmasına bağlı olarak sırt ve bel ağrılarınız da artabilir. Bütün bu yakınmaların normal olduğunu ve doğumdan sonra geçeceğini bilmelisiniz. Bu sorunlarınızı eşiniz ya da yakın bir dostunuzla paylaşabilirsiniz.
Yürüyüşlere başlamışsanız hemen başlayın. Sabah ve akşam, yarım saat ile bir saatlik yürüyüşler size çok iyi gelecektir. Risksiz jimnastik hareketleri kaslarınızı sıkılaştıracaktır.
Bebeğinizin başı neredeyse vücudunun kalan kısmı ile aynı büyüklüktedir.

Cilt altında yağ birikimi bu dönemde hızlanır. Beyin; nefes alma, vücut ısısını ayarlama ve gözleri hareket ettirebilme gibi ilkel bazı refleksleri idare edebilir. Bebek artık ışığa, sese ve kokuya duyarlıdır. 29 haftada bebeğin ortalama ağırlığı 1150 gramdır. 820  ila 1650 gram arası değerler normal değerlerdir.

Yatış pozisyonumdan bebek etkilenir mi? En iyi yatış şekli hangisidir?       

Bebek akvaryumun içindeki balık örneğinde olduğu gibi, annenin yatış pozisyonundan etkilenmez. Anne hangi pozisyonda rahat ediyor ve uyuyabiliyorsa o şekli tercih etmelidir. Yinede, gebe bir kadın için en uygun yatma pozisyonu sol yan pozisyondur. Kalbinizden vücuda kan taşıyan aort, omurganın solundan geçerken vücuttan kalbe kan getiren büyük toplardamar omurganın sağındadır. Toplardamarlar üzerlerine yapılan basınçla kolayca sıkışabilirler ve böylece içlerinden geçen kan akımı azalır. Eğer sırtüstü veya sağ yan pozisyonda yatarsanız rahminiz büyük toplardamarı sıkıştırıp kalbe gelen kan miktarını azaltabilir. Bu durumda tansiyonunuz düşer. Düşen tansiyon sizi ve bebeğinizi zor durumda bırakabilir. Bu şekilde baş dönmeleri ya da tansiyon düşmeleri oluyorsa uyku durumunda yanlışlıkla sağa dönmenizi engellemek için sırtınıza yerleştireceğiniz bir yastık yararlı olabilir. Sol yan yatmanın böbreklerin daha iyi çalışmasına da katkıda bulunur.
Özellikle mide yanması olan kadınların yataklarının baş tarafını hafifçe yükseltmelerini önermekteyiz.

30. gebelik haftasında bebeğiniz yaklaşık 1350 gram ağırlığına ulaşmıştır. 950 ila 1850 gram arasındaki bebek ağırlıkları normal sınırlarda olarak kabul edilebilir. Tüm vücudunu saran lanugo denilen ipeksi tüyler, içinde bulunduğu sıvıya dökülmeye başlar. Gözlerini açıp kapatabilir. Ayak tırnakları uzamaktadır. Gelişmekte olan kemik iliği artık ihtiyacı olan kırmızı kan hücrelerini yani eritrositleri üretmektedir. Demir takviyesini unutmamalıdır. Pekmez, dalak ve ciğer gibi yiyecekleri de yemeklerinize ekleyebilirsiniz.

Gebelik döneminde grip tehlikeli mi?      

Gebelik döneminde sıkça karşılaşılan diğer bir enfeksiyon olayı Üst Solunum Yolu enfeksiyonlarıdır. Grip bunların başında gelir. Grip, genellikle kış aylarında, yüksek ateş, şiddetli eklem ve kas ağrısı, aşırı halsizlik ve baş ağrısı ile hastayı yatağa düşürecek şiddette şikâyetlerle seyreden, influenza isimli virüs ile ortaya çıkan viral bir hastalıktır. Yoğun halsizlik kas ve eklem ağrıları nedeniyle halk arasında “paçavra hastalığı” olarak bilinir.
Grip virüsü solunum yollarını tutan diğer virüsler gibi damlacık yolu (yani havada bulunan virüs içeren partiküllerin solunum yoluna girmesiyle) ile bulaşır. Öksürme, hapşırma ile direkt olarak veya virüs ile bulaşmış eller ile indirekt olarak kolaylıkla bulaşabilir. Öksürme ve aksırma ile etrafa yayılan virüsler havada 3 gün kadar canlı kalabildiğinden hastalığın bulaştırıcılığı fazladır. Grip Tedavisinde yatak istirahatı esastır. Hastanın dinlenmesi, virüsle savaşta ve enfeksiyonun sağlıklı kişilere yayılımsının engellenmesinde önemlidir. Beslenme ve sıvı alımına dikkat edilmelidir. Burun tıkanıklığının giderilmesi, öksürüğün kesilmesi, ateşin düşürülmesi, kas ve eklem ağrılarının azaltılması gibi hastanın yakınmalarına yönelik destekleyici tedavi yapılmalıdır.
Grip virüsü damlacık yoluyla bulaştığı ve bulaşıcılığı yüksek olduğundan salgınlarda özellikle küçük çocuklar, yaşlılar ve gebelerin kalabalık ortamlara girmemeye çalışmaları, öpüşme ve tokalaşma gibi yakın ilişkilerden kaçınmaları gerekmektedir. Uykusuzluk, sigara, alkol, aşırı yorulma gibi vücut direncini düşüren faaliyetlerden uzak kalınmalıdır. C vitamini kaynağı olan meyvelerin bolca tüketilmesi ve beslenmenin usulüne uygun düzenlenmesi de vücudun direncini artırmak açısından önemlidir.
Küçük çocuklarla yakın temasları nedeniyle kadınların ve gebe kadınların gribe yakalanma oranları yüksektir. Grip mevsiminde hamileliğinin dördüncü ve daha sonraki aylarında olanlar grip aşısı yaptırabilirler. Aşının eylül, ekim ve kasım aylarında yapılması önerilmektedir.
Gebe kadınların gebe olmayanlara göre gripal hastalıklara yakalanma oranlarının yüksek olduğu ve salgınlarda da gebeliğin geç dönemlerine ait birçok ciddi komplikasyon ve mortalite (ölüm) oranlarının görüldüğü bildirilmiştir. 17 grip mevsimi boyunca düşük riskli kadınları inceleyen bir araştırmada gebeliğin son üç ayında gribe bağlı nedenlerle hastaneye yatış oranlarının yüksek olduğu gösterilmiştir. Gebelerde görülen gribe bağlı zatürre nedeniyle spontan düşük ve ölü doğumların ve yenidoğan ölümlerinin de arttığı bildirilmiştir. Aşılanarak bağışıklanmış annelerin bebekleri grip enfeksiyonundan erken süt çocukluğu döneminde de korunmaktadır.

31. gebelik haftasında rahminiz göbeğinizin yaklaşık olarak 11 cm üzerinde. Karnınızda hafif ağrılar hissedebilirsiniz. Ancak uzun sürüyorsa ve sıkça oluyorsa erken doğum belirtisi de olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Bebeğinizin kemik gelişimi devam ediyor. Bu nedenle günlük kalsiyum ihtiyacınız artmaktadır. Diyetinizde yeteri kadar kalsiyum, demir ve protein bulunmasına özen gösteriniz. Diyetle yeterince demir alınmasına karşın, bebek için ayrıca demir preparatı gerektiğinden son üç ay demir preparatları takviye edilmelidir. Demir, kanın oksijen taşıyabilmesi için gereksinim duyulan bir elementtir. Kırmızı kan hücresi yani eritrosit içinde bulunan hemoglobin, kas yapısında yoğun bulunan miyoglobin ve çeşitli enzimlerin üretimi için gerekli bir elementtir. Demir ayrıca, Merkezi sinir sistemi ve zihinsel fonksiyonların gelişimine de katkıda bulunur. Vücuttaki B grubu vitaminlerin kullanımını arttırır. Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır. Büyümeye önemli katkıda bulunur. Demir preperatları gebenin halsizliğine, iştahsızlığına, solukluğuna ve kansızlığına da iyi gelir. Gebeler için hemoglobin 11-12 gm.dan aşağı olmamalıdır. 8 gramın altında ise taze kan desteği gerekir. Eğer demir preparatları alınıyor ise, ilaç içilmesinden bir saat önce ve sonrası süt, çay alınmamalıdır.

Tam olarak olgunlaşmamış tek organ akciğerlerdir. Bebeğiniz erkekse testisleri skrotuma inmeye devam ediyor. Ayrıca bu aylarda bebeğinizin beyin gelişimi hızla devam etmektedir.
31. gebelik haftasında bebek ortalama 1500 gramdır. 1100 ila 2070 gram arasında verilen sonuçlar normal sınırlardadır.

Karın gerilmesinin verdiği rahatsızlığı nasıl giderebilirim?

Özellikle ikinci gebelikten sonra, sanki fetüs taşıyabileceğinizden fazla büyüyor gibi gelebilir. Göbek ve çevresinde ağırlık ve baskı hissedebilirsiniz. Göbek deliği düzleşmiş, gerilmiştir. Göbek deliğinizde ağrı olabilir, otururken ve kalkarken rahatsızlık hissedebilirsiniz. Parmak uçlarınızla karnın alt kısımlarına ve göbek çevresine masaj yapmanız gerginlikleri ve ağrıyı azaltacaktır. Okşama tarzındaki bu hareketler şiddetli olmamalıdır. Ilık kompreslerde göbek çevresine uygulanabilir.
Eğer bu gerginlik ve ağrılar kalça ve belde de var ise; yüz aşağı, yatın. Dizleri kalçaya doğru çekin, dirseklerin üzerine abanarak, yani dört ayak üzerine durarak, 15 dakika kadar, kalçayı yukarı kaldırın.

32. haftadan sonra, olanağınız var ise, doktor ziyaretlerini 2 haftada bir yapmanız uygun olacaktır. Rahim göbeğinizden yaklaşık 12 cm yukardadır. Karın içi organlarınızı yukarıya itmesinden dolayı mide yanması, kabızlık, hazımsızlık ve sık nefes alma yakınmalarınız artabilir. Bol sıvı alımı ve lifli gıdalar almakla kabızlık önlenebilir. Öğün aralarını kısaltmakla da mide ekşimesi problemini çözmeye katkısı olacaktır.
Bebeğiniz yaklaşık olarak 1750 gram ağırlığına ulaştı. 1250 gram altında, 2350 gramın üstünde rakamlar verilmişse birkaç gün sonra tekrar ultrason incelenmesi önerilmelidir. Normalaltı değerler gelişme geriliğinin, normalüstü kiloyu aşan değerler makrosomi dediğimiz iri bebek açısından incelenmelidir.
Beş duyusu da fonksiyon görmektedir. Beyin ve akciğer gelişimi devam ediyor. Ayak tırnakları tam şeklini alır.
32. haftadan sonra rutin gebelik kontrollerine Fetal kalp atışlarının izlemine de (NST) başlanabilir. NST fetal asfiksi gibi sorunların erken tanınmasında yaralı olacaktır. Oksijen yetersizliğini ifade eden asfiksinin diğer inceleme yöntemi doppler ultrasonografidir. Fetüsün öncelikle kordon ve beyin damarları incelenerek, oksijenlenmesi değerlendirilebilir. Yüksek riskli gebelerin izleminde NST ve doppler çok önemli inceleme ve izleme yöntemleridir.
Bu haftada hemogram, idrarda albümin ve diğer idrar tetkikleri tekrarlanabilir.

Gebeliğin dokuzuncu ayı (33-36. gebelik haftaları)

Gebelikte yüz şişmesi önemlimidir?

33. gebelik haftasından itibaren kilo alımınız artabilir. Hamilelik sırasında kan basıncı yaklaşık % 40 dolayında artar. Kan hacmindeki artış kan dolaşımını bazen yavaşlatır. Bu nedenle gebeliğin son aylarında oluşan az miktardaki ödem normal sayılmaktadır. Ancak el ve bileklerde oluşan şişkinlik, ellerin 20–30 dakika yukarıda tutulması ile azalmıyorsa doktora başvurmalısınız. Şişlik iniyorsa günlük su tüketimini ve yan yatış sayılarını arttırarak, böbrek çalışmasını hızlandırıp şişkinlikleri giderebilirsiniz. Şiddetli baş ağrısı, gözde ışık demetlerinin uçuşması, 2–3 gün zarfında hızlı kilo alma ve vücutta şişme olması (özellikle yüzde) önemli bir uyarıdır. Karında şiddetli bir ağrı, bulantı ve kusmanın olması durumunda acilen hastaneye gitmelisiniz. Mide bölgesinde ve karaciğere uyan bölgelerdeki ağrılar ciddi gebelik belirtisi olabilir. Bu belirtiler geç gebelik döneminde görülen, anne ve bebek açısından oldukça ağır bir hastalık olan preeklampsinin belirtileri olabilir. Preeklampside annenin tansiyonu yükselirken tüm vücutta ödem ve idrarda protein kaçağı söz konusudur.
33.haftada bebeğinizin içinde bulunduğu amniyon sıvı miktarının en yüksek olduğu aşamadır. Bu haftadan sonra miktarı sabit kalacaktır. Hızlı beyin gelişimi artarak devam etmekte ve bebeğinizin baş çevresi her hafta artmaktadır. Bebeğinizin cildi, altında biriken yağ nedeni ile pembe rengini almıştır. Farklı renklerden oluşan mevsimsel salatanıza ton balığı gibi omega yağ asitli gıdaları almayı unutmamalısınız.
33. haftanın içinde bebek ortalama 1900–2000 gramdır. 1450 ila 2580 gramlar arası normal çizgiler arasındadır.

Karnımdaki kasılmalar tehlikelimidir?

Daha önceki haftalarda hissetmeye başladığınız Braxton-Hicks kontraksiyonlarını (kasılmalarını) 34. gebelik haftasından sonra daha yoğun bir şekilde hissedebilirsiniz. Bu kontraksiyonlar genellikle düzensizdir ve ağrıya neden olmazlar. Rahminiz bu kasılmalarla kendini doğuma hazırlamaktadır.
Bebeğinizin çocuk doktorunu seçmenin zamanı artık geldi. Bebek isimlerini de konuşuyor musunuz?
Bebeğiniz yeni doğmuş bir bebek gibi uyurken gözlerini kapar ve uyanıkken gözleri açar. “O” DA yeni bir dünyalı olarak son hazırlıklarını gözden geçirmektedir, iltihaplı hastalıklarla baş edebilecek bağışıklık sistemini geliştirmektedir. Her gün bir avuç ceviz ya da badem bağışıklık sistemini güçlendiren omega asitlerini arttırmanıza katkıda bulunacaktır.
Bu haftadan sonra daha güvenle yürüyüşlere çıkabilirsiniz. Yüzmek hem sizin hem de bebeğiniz için güzel bir spor. Son üç Haftaya dek yapabilirsiniz.
Akciğerlerinin olgunlaşması tamamlanma aşamasına gelmiştir. 34 haftada bebek ortalama 2150 gramdır. 1600 ila 2870 gramlar arası sonuçlar normaldir.

Ağrısız su gelmesi ne anlama gelir?

35. haftadan itibaren doğumun olma olasılığı artmaktadır. Bu nedenle ağrılı rahim kasılmaları açısından hazırlıklı olunmalıdır. Ayrıca bebeğin içinde bulunduğu kesenin erken yırtılması ile amniyotik sıvı vajinadan gelebilir. Çiş kaçırma şeklinde olabilecek amniyon sıvı gelmesi doğum başlaması olarak kabul edilir ve doktorunuza haber verilmeli ya da doğum yapacağınız hastaneye gitmelidir. Endişesiz ama gecikmeksizin hastaneye gidilmelidir. Bazı doğumlar ağrısız su gelmesi (erken kese açılması) ile başlayabilir. Yani su gelmesi doğumun başladığını gösterir.
Bebeğiniz yaklaşık 2400 gram ağırlığına ulaşmıştır. 1800 ila 3150 gram arası değerler normaldir. Yağ birikiminin devam etmesi sonucu bebeğiniz hafif tombul bir görünüm alır. Bebeğiniz büyümesi nedeni ile rahim içerisinde eskisi gibi rahat hareket edemez. Erkekse testisler torbadaki yerlerini almıştır.

Karnım aşağı düştü, bebek geliyor mu?

36.haftayla birlikte gebeliğinizin son ayına girdiniz. 2000 ila 3450 gram sınırları içersine ulaştı. Ortalama 2650 gram dolaylarındadır. Doktorunuzu düzenli olarak haftada bir kez ziyaret edilmesi koşul olmasa da yararlı olabilir. Olanak var ise haftalık tansiyonunuzu sizde izleyebilirsiniz. Vücudunuz ve hareketleriniz gebelik nedeni ile daha da zorlanmaktadır. Artmış olan kalori gereksinimi nedeniyle beslenme ihtiyacınızın artması normaldir.
Doğum yapmayı düşündüğünüz hastaneyi ziyaret edebilirsiniz.
Bu haftadan itibaren bebeğiniz her an doğuma hazırdır. Bebeğinizin, doğduktan sonra nefes aldığında akciğer alveollerinin büzüşmesini önleyen sürfaktan maddesinin sentezi neredeyse yeterli düzeylere ulaşmıştır. Diz, dirsek, ense ve el bileğinde yağ birikimi başlamıştır. Yalancı doğum ağrıları ortaya çıkar. İlk gebeliklerde bebek aşağı yani pelvise doğru yerleştiği için “bebek aşağı düştü” ifadeleri kullanılır. Bebeğin başının pelvise ya da doğum yoluna girmesi nedeniyle sık sık idrara gitme, makata ve ön tarafa basınçlar artabilir. Eşlerin birlikte sabah akşam yürüyüşleri oldukça yaralıdır. Eşler katılamıyorsa da yürüyüşler yapılmalıdır.

Gebelik döneminde idrar kaçırma normal midir?

Hamilelik döneminde daha sık olarak gündüzleri yedi-sekiz kez, geceleri de 2-3 kez idrar kesesini boşaltmak normaldir. Gebelikte idrar kaçırma sorunu bütün gebelerde görülmemekle birlikte, genel olarak baktığımızda yarıdan fazla gebede zaman zaman olabilen bir sorundur. Sürekli ya da sıkça olması gebeyi oldukça üzer. Gebeliğin çeşitli aylarında yaşanan idrar kaçırma olayları, gebe için hoş olmayan, yaşam kalitesini olumsuz olarak etkiler. Karın kaslarının zayıflaması, hormonal etkiler, ağırlaşan bebeğin mesaneye bası yapması en önemli nedenlerdir. İdrar kaçırmanın diğer bir nedeni de idrar yolları enfeksiyonudur.

Gebelikte idrar kaçırma nedenleri;

  • Gebelik hormonlarının neden olduğu karın bölgesi kaslarının gevşemesi,
  • İrileşen bebeğin mesaneye bası yapması
  • Gebenin aşırı kilo alması
  • Geç yaşta anne olmak
  • Gebelik öncesi ve gebelik sırasında sigara içmek
  • KOAH gibi nedenlerden sık sık öksürüğü olmak
  • 1.5-2 litreden fazla su veya sulu gıda almak.
  • Gebenin diyabetli olması
  • Daha önceki doğumun zor olması
  • Çok fazla doğum yapmış olmak
  • Bebeğin çok iri olması
  • İkiz ya da çoğul gebelik olması
  • Sık sık enfeksiyona neden olan idrar yolu yapısal ya da organik bozuklukların olması

İdrar kaçırma sorunu yaşayan gebeler, günlük işlere kendilerini tam olarak veremezler, dilediğince dışarılarda, çarşılarda dolaşamaz. Uzun yolculuğa çıkmaya çekinirler. Gebelik öncesi bu tür yakınması olan gebelerin gebelikte idrar kaçırma yakınmaları artar. Psikolojik olarak etkilenen gebeler su içmekten kaçınırlar. Su içmekten kaçınılmamalıdır. Günlük en az 8-10 bardak veya 1.5-2 litre su ve sulu gıda tüketilmelidir..Özellikle gebeliğin son aylarında gülme, hapşırma veya öksürme sırasında idrar kaçırma artabilir.
İdrar kaçırma sorunu olan birçok kadın çekindiği için doktora başvurmaz. Oysa bu sorun erken dönemde tanı konursa önlem alınması ve tedavisi çok kolaydır. İdrar yapma dış deliği çevresini oluşturan kasların güçlendirilmesi ile sorun azaltılır ya da tamamen ortadan kaldırılabilir. “Kegel Egzersizi” dediğimiz ve gebelerin kolaylıkla yapabilecekleri bir egzersizlerdir. Günlük sabah akşam olmak üzere iki kez onar dakika kadar yapılması yeterli olacaktır. Peki, nedir Kegel Egzersizleri?
En iyisi yatarak olmak üzere, ayakta ya da otururken makat ve vajen ya da hazne etrafındaki kasları kasın veya tutun. 10 saniye kadar veya içinizden 10’a kadar sayarak yapabilirsiniz. Sonra yavaşça adaleleri gevşetin, iki kez derin nefes alıp tekrar yapın. 2–3 ay sonra idrar kaçırma olaylarının azaldığını göreceksiniz.
Gebelik döneminde ortaya çıkan idrar kaçırma olayları loğusalık dönemi sonuna kadar giderek azalır ve ortadan kalkar. Eğer loğusalık sonrası da idrar kaçırma olayları devam ederse doktora başvurulmalıdır. Gerekli testlerden sonra yapılacak küçük bir takviye ameliyatından (Tansiyonsuz Vaginal Teyp) sonra sorunlardan %90’lara varan başarıyla ortadan kaldırılabilir.

Gebeliğin onuncu ayı (37-40. gebelik haftaları)

37. gebelik haftasından sonra doğuma hazırlıklı olmalıdır. Nefes alma hareketleri gösterilmelidir. Doğumun aşamaları hakkında bilgi verilmelidir. Nefes alma-verme ve ıkınma denemeleri veya egzersizleri yapılabilir.
Doğumda uygulanabilecek anestezi konusunda bilgilendirilmelidir. Epidural anestezi, genel anestezi ve diğer lokal anestezi şekilleri anlatılır.
Vajinal akıntınız artabilir. Bu vajinanın ve rahim ağzının doğuma hazırlandığını göstermektedir. Doğum çok yaklaştı. Bebeğinizin pozisyonu ve buna bağlı olarak doğumunuzun şekli belirlenmelidir. Bu nedenle bu hafta ya da 38. hafta sonunda doğum yolu yani pelvik muayene yapılıp doğum şekli detaylı konuşulmalıdır. Bebek her an gelebileceği için doğum çantanızın hazır olmasında fayda var.
Bebeğiniz yaklaşık 2850 gram ağırlığına ulaşmıştır. 2200 ve 3700 gram değerleri arasında olması normaldir. Bebek rahim içersinde nefes alma egzersizleri yapmaktadır. Ultrasonda kolayca görülebilir.

38. gebelik haftasından itibaren ağrılı ama düzensiz gelen rahim kasılmaları olabilir. Bunlar yalancı doğum sancılarıdır ve bir süre sonra geçer. Gerçek doğum ağrıları düzenli olarak gelir ve 15–45 saniye sürer. Gerçek ağrılar rahmin tepesinden başlar ve aşağıya doğru yayılır ve pozisyon değiştirmekle şiddeti azalmaz.
Bebeğinizin bağırsaklarında oldukça fazla miktarda mekonyum birikmiştir. Bebeğinizin karın çevresi ile baş çevresi eşittir. Bebeğin ağırlığı ortalama 3080 gramdır. 2400 ila 3950 gramlar arsındaki sonuçlar normaldir.
Anne adayının dikkat etmesi gereken noktalar; bebek hareketlerini izlemektir. Bunun için günün farklı zamanlarında, özellikle yemeklerden sonra bir saat kadar yan yatıp bebeğin hareketlerini saymak ve izlemektir.
38. haftanın sonunda yada 39. gebelik haftasının başında doğum şeklinin belirlenmesi için; Doğum yolu, bebeğin geliş kısmı, gelen kısmın seviyesi ile servikal kanalın yumuşaklığı ve açıklığını değerlendirmek için vajinal muayene yapılabilir.

Sancıların doğum sancıları olduğu nasıl anlaşılır?.

39. gebelik haftasında karnınız iyice irileşti. Yürüyüşler değişti. Bebeğinizin çatınıza yerleşmesi nedeni ile vücudunuzun ağırlık merkezinin değişmesine bağlı sakarlıklar arttı. Normaldir. Aynı nedenden dolayı rahminiz biraz daha aşağıya indiği için 1 hafta öncesine göre daha rahat nefes alıyorsunuz ancak mesane basısı nedeni ile daha sık idrara çıkıyorsunuz. Gece uyanmaları ve tuvalete gitmeleri artmıştır. Eğer sezaryen planlanıyorsa bu hafta uygun bir zamandır.
Bebeğiniz eskisi kadar çok hareket edemeyebilir, ancak yine de günde en az 20 kez hareketini hissetmelisiniz. Ağırlığı ortalama olarak 3290 gramdır. 2600 ila 4150 gram arasında değişen ağırlıklar normaldir.
Eğer sancılar 5-10 dakika aralıklarla düzenli bir şekilde geliyorsa ve her gelişte 20 saniye kadar devam ediyorsa doğum ağrıları başlamış demektir. Daha seyrek  ama canınızı acıtan ağrılarda doğum sancısı olabilir. Sık, düzenli ve can yakan ağrılar doğum ağrılarıdır.

40. haftada doğumlar kesin başlar mı?

40 haftada bebek ortalama 3500 gramdır. 2750 ila 4340 gramlar arsındaki bebekler genellikle normal bebeklerdir. Doğumu bekleyerek geçen 40. hafta size oldukça uzun gelebilir. Ancak unutmamalısınız ki tahmini doğum tarihi sadece bir tahmindir ve bu tarihten sonra doğum için biraz daha bekleyebilirsiniz. Bu süre bazen 2 haftaya kadar uzayabilir. Yani doğumlar 42. haftaya dek bekleyebilir. Genelde 42. haftayı geçince gün aşımı (sürmatürasyon) denir. Doktorunuz doğumunuzun normalden fazla geciktiğini düşündüğünde doğumunuzu başlatıcı yöntemlere başvuracaktır. Suni sancı ile suni doğumun başlatılması, doğum sancılarını başlatan ilaçların serum içine ilave edilmesi ile yapılır.
Düzenli gerçek doğum ağrıları başladığında, bol miktarda vajinal akıntı geldiğinde doğum yapılacak sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Vajinal lekelenme tarzında veya daha bol kanama geldiğinde de doğum başlamıştır. Bebek hareketlerinde bir azalma hissettiğinizde de hemen doktora ya da hastaneye gidilmelidir.
41 haftada bebek ağırlığı ortama 3600 gramdır. 2900 ila 4470 gram değerler normaldir. Bebeğin içinde yüzdüğü su olan amnios değerleri ve izlemi önemlidir. Daha sık NST ve bebek hareketleri izlenmelidir. Olanak var ise bebek kordonu doppler incelemesi de yapılmalıdır.
42. hafta sonunda bebek 3690 gram ağırlığa ulaşmıştır. Sancı başlamamış ise 3000 gram ila 4500 gram arası bebekler suni doğuma alınmalıdır.
43. haftayı bulan bebeklerde hastane yatışı ve hastane izlemi gerekebilir. Bebek ortalama 3720 grama ulaşmıştır.

Doğumun başladığını gösteren belirti ve olaylar nelerdir?

  • Gittikçe artan vajinal akıntı. Başlangıçta renksiz, zaman geçtikçe rengi kırmızılaşır. Yeşil renkte bir akıntı varsa bebek sıkıntıda olabilir. Süratle doktor aranmalıdır.
  • Nişan denilen kan gelmesidir
  • Bebeğin kafasının doğum kanalına yerleşmesidir. İlk gebeliklerde daha belirgin bulgudur. Gebelikten iki ila üç hafta önce oluşabilir.
  • Doğum sancılarının gittikçe sıklaşması ve şiddetinin artması
  • Su gelmesi

Olay ya da belirtileri tek başına veya birlikte doğum başlama işareti olarak değerlendirilir.

Tüm gebelik boyunca alınan kilonun ne kadarı gebeye aittir?

40 haftanın sonunda alınan kiloların dökümü; memeler 400 ila 900 gram, plasenta 2.300 gram, Amniyon sıvısı 1000 gram, Kan miktarı 1500 ila 1900 gram, Yağ 1600 ila 1900 gram ve vücudun çeşitli yerlerinde biriken sıvı 1800 ila 2000 gramdır. Bebek yaklaşık olarak 2750 ila 3500 gram ağırlığa ve 50 cm uzunluğa ulaşmıştır. Her şeyi ile doğuma ve yepyeni bir yaşama, yani dünyaya hazırdır.

Bir gebelik döneminde gebelik izlemi nasıl olmalıdır? Çeşitli çizelgeler veya protokoller sunulabilir. Bizim kliniğimizde uyguladığımız ve yeterli olduğuna inandığımız ideal takip çizelgesi aşağıdaki şekilde sunulmaktadır.

 

Konu hakkında doktorunuza soru sormak için tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Site Haritası   |  E-Dergi  |  Sık Sorulan Sorular  |  E-Ticaret  | Anlaşmalı Kurumlar  |  İnsan Kaynakları  |  Gizlilik İlkesi

sahhan tasarım © Bilimsel, 2007. Tüm Hakları Saklıdır