ICSI adıyla da bilinen mikro enjeksiyon, günümüzde teknolojinin infertilite alanına kazandırdığı en yüz güldürücü tekniklerden biridir. Çok kısa bir zaman öncesine dek imkansız denilen durumlarda bile ICSI tekniğinin kullanımı, çiftlerin gebeliğe ulaşma şansını arttırmaktadır. Dünyada ve Türkiye'de bir çok mikro enjeksiyon bebeği sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedir. İnfertil çiftlerde yardımla üreme için ICSI(Intra Cytoplasmic Sperm Injection) ya da bilinen adıyla mikroenjeksiyonun kullanılması, In Vitro Fertilizasyon ve embriyo transferi (IVF-ET) yöntemlerinin gelişmesinden beri ulaşılan en önemli gelişmedir.
1970'li yılların sonlarında ve 1980'li yılların başlarında tüp bebek (IVF-ET) yönteminin ilk geliştirilme amacı, tüplerin tıkalı olduğu kadın infertilite olguları idi. Bu şekilde tüpler by-pass edilebileceklerdi. İlerleyen zamanla IVF ile, sadece tüplerin devre dışı bırakılmasının değil aynı zamanda daha az sayıda sperm ile döllenmenin başarılabileceği fikri ortaya çıkmıştır. Nispeten daha az sayıda sperm ve oosit laboratuar ortamında karşılaştırılmakta ve daha sonra embriyo gelişimi izlenerek uygun zamanda rahim içine embriyo transferi yapılmaktadır. IVF ile erkek faktör infertilitesinin tedavisi bir noktaya kadar başarılıdır. IVF' e rağmen hala gebeliğe ulaşamayan ve sperm sorunu olan çiftlerde ileri tekniklerin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmuştur.
Geliştirilen ilk teknik parsiyel zona diseksiyonu (PZD) dur ve hemen sonrasında sub zonal inseminasyon (SUZI) kullanılmaya başlanmıştır. Bu tekniklerin ikisinde de amaç sperm-yumurta yakınlaşmasını sağlamaktır. PZD' de yumurta hücresinin zona ismi verilen dış tabakasına mikro-pipet yardımıyla bir delik açılır. Böylece sperm zonayı by-pass eder ve direk ara boşluğa (perivitellin aralığa) geçer. SUZI işleminde, mikro-pipet içine bir veya daha fazla sayıda sperm alınır, yumurta tutulur. Pipet zona boyunca geçirilir ve sperm direk perivitellin aralığa enjekte edilir.
Ulaşılan en üst noktada ise ICSI yani mikro enjeksiyon yöntemi tüm tekniklerin önüne geçmiştir. Tek bir sperm yumurtanın içine direk enjekte edilir. ICSI' nin geliştirildiği ilk dönemlerde sperm yumurta karşılaşmasında döllenmeme riski taşıyan çiftlerde uygulanması, bunun dışında geleneksel IVF yöntemine devam edilmesi düşünülmekte idi. Oysa günümüzde bir çok tüp bebek merkezi, tartışmalı olmakla birlikte başarı oranlarının daha yüksek olması nedeniyle tüm tüp bebek uygulamalarını ICSI ile yapar hale gelmiştir.